MERDİVENLERDEN YAVAŞ YAVAŞ ÇIKMAK 12.02.2021
Merhabalar sevgili dostlar,
Dün akşam
online bir toplantıya katıldım ve oradaki bir beyefendi bu yazıyı yazmam için
bana ilham verdi. İnsan kariyeri ile ilgili çok çarpıcı bir örnek oldu benim
için. Çok uzun zamandır düşündüğüm konunun kanlı canlı örneği. 2. Kariyeri için
almış olduğu eğitimi dört kere daha almış, kütüphanesinde ilgilendiği konu için
2.500 tane kitap biriktirmiş, konusuyla ilgili yazılı pek çok yayını takip etmiş
ve ediyor, yapmak istediği mesleği sindirebilmek adına eyleme geçmiş önce kendi
üzerinde çalışmış anlamaya çalışmış, yaklaşık yüz kişiyle ücret almadan çalışma
yapmış. Gayret listesi o kadar uzun ki... Tüm bunlar önce kendisine sonra danışanlarına
faydalı olabilmek için. Bütün bedelleri göğüsleyerek yapmak istediği işi
anlama, tüm detaylarını görme, farkındalığını arttırma sorumluluğunu almış.
Yaşı mı? 67. Ve bunu haklı bir övünçle ve mutlulukla söyledi. Açıkçası çok gıpta
ettim kendisine. Ve şu anda yoluna mutlu, huzurlu ve keyifli bir şekilde
danışanlarıyla devam ediyormuş.
Bunu niye mi anlattım?
Son senelerde çeşitli mesleki eğitimler için kısacık sürelerde sertifikalı
eğitim veren kurumlar çığ gibi arttı. Neden? Çünkü talep var. Talep olmasa da
pazarlama yöntemleriyle talep yaratılıyor. Nasıl mı? Hepimizde yetersizlik ve
değersizlik hisleri uyandırılarak. Nereye baksak “ kişiliğini geliştir ( çünkü
sen olmamışsın), ruhunu rahatlat ( pek bi gergin görünüyorsun ), geleceğini
değiştiren sihirli yöntem burada ( sanki varmış gibi ), geçmişini kazı (
geçmişinden kurtulursan her şey yoluna girer ), şunu da öğrenmelisin, bunu da
yapmalısın...” gibi hiç susmayan sloganları burnumuza, kulağımıza, gözümüze ve
sonunda da beynimize sokuyorlar. Bizlerde bu yetersizlik ve değersizlik
hisseleriyle oraya buraya koşturup duruyoruz. “Onu da al kenarda dursun vakti
gelince lazım olur”,” bunu da al bak yan komşu almış bizde olmazsa olmaz” gibi
kandırmacalarla bir dolu ne işe dahi yaradığını bilmediğimiz sertifika
yığınlarını kucağımızda biriktiriyoruz. İşin en acı kısımlarından biri bu
kısacık eğitimlerde yeterli ve gerekli bilgi ve deneyime sahip olamamak, diğeri
ise bu eğitimlerle profesör olduğumuz yanılgısına düşmek.
Bir mesleğin
diplomasını almak için ortalama dört yıl üniversitede okunuyor ve çıkışta mesleki ünvan alınıyor. Peki bu bir işe yarıyor mu? Sadece etiket oluyor. Üniversitede alınan
bilgiler mesleğin ana temel bilgileri yani teorik kısmı. Asıl önemli kısım
deneyim. Deneyim seneler seneler sürüyor; öğrendiğin bilgileri uygulamaya, sindirmeye,
özümsemeye çalışıyorsun, hatalar yapıyorsun doğrusunu öğrenip düzeltiyorsun,
eksiklerin çıkıyor tamamlıyorsun, düşüyorsun sonra kalkıyorsun, şanslıysan daha
deneyimli meslektaşların destek oluyor...
Lezzetli bir un
helvası ve çiğ köfte nasıl yapılır bilir misiniz? Saatlerce başından hiç
ayrılmadan, ter dökerek, sevgiyle, tüm dikkatini vererek, emek harcayarak.
Yoksa malzemeler en kalitelisi olsa bile emek harcanmadan yapılanı çamur gibi
olur. Emek verilerek özenle yapılanın da tadına doyum olmaz.
Hepimizin yolları kariyerlerinde emek harcayan, sorumluluk alan, bedellerini ödeyerek deneyim kazanan profesyonellerle kesişsin.
Her şey gönlünüzün ihtiyacına göre gelsin, mutlu hafta sonları🙏
Hayata sevgi ve şükürle 🙏😊.
