Cuma, Ağustos 08, 2008

ENGEL

Ne kadar ürkütücü ve can sıkıcı bir kelime değil mi? Dilimizde “Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep ve pürüz” anlamına geliyor. Ama ben sözlük anlamıyla değil duygusal anlamıyla ilgileniyorum. İnsan doğası gereği her şeyi bir başka şeye bağlıyor. Bunun uzantısı olarak da engelleri her zaman dış etkenlere, diğer insanlara, çevredeki olaylara bağlıyoruz. Her daim mutlaka bir engele takıyoruz kendimizi; zaman engeli, kişi engeli, istek engeli, okuma engeli, sağlıklı olma engeli, kendini geliştirme engeli, yazma engeli, duygu engeli, daha yüzlercesini sıralayabileceğim engeller serisi. Eylemlerimizi olumsuz etkileyen engeller; ...............'ye her şeyi söyleyecektim ama beni yanlış anlamasından korktum ( korku engeli ), ben bu işi yapacaktım ama yanlış ve eksik yapmaktan korktum ( yetersizlik engeli ) vb. Düşünce ve duygularımızı olumsuz etkileyen engeller; bir iş toplantısı var ve kafamızdan şunlar geçiyor “bu sabah ki toplantıyı bir atlatıversem, toplantıda yine bir dolu sorunla boğuşacağım, geçse de kurtulsam” toplantı gözümüzde büyüyor, kendimizi huzursuz hissediyoruz, kafamızda bir dolu engeller yaratıyoruz. Ve toplantı bitiyor, bu arada bizde bitiyoruz. Toplantıdan kurtulduğumuz için mutluyuz ama huzursuzuz. “ Oh be geçti gitti “ diyoruz. Geçip giden sıkıntılarla dolu olarak yaşadığımız vaktimizden başka bir şey değil. Çünkü toplantı tek sefere mahsus bir şey değil sürekli tekrarlanan bir şey. Burada bizim rahat olmamızı engelleyen toplantı değil, toplantıya bakış açımız. Asıl olan kafamızda engel olarak gördüğümüz şeyleri açığa çıkarmamız ve analizini yapmamız. Gerçek şu ki bir insan için en büyük engel yine insanın kendi düşünceleri. Her insanın dünyasında oluşturduğu binlerce, milyonlarca iç engeli var ve bunlara sıkı sıkıya tutunarak yaşamlarını zorlaştırmaya devam ediyorlar. Yanlış anlaşılmaması gereken bir nokta var; ben bütün iç engellerin birden veya tamamen aşılacağını savunmuyorum, anlatmak istediğim iç engelleri görüp geriye doğru kaçmak yerine onu tanımak, tanımlamak, analiz etmek, hissetmek ve ona dokunmak. Yani iç engelin kendisini ortaya koyabilmesi için ona bir şans vermek ve onunla ilgilenirken rahat olmak. Kafamızdaki iç engellerle dostluk kurarsak, onları anlamaya çalışırsak, tanırsak daha mutlu ve çözümsel olabilir miyiz? Ben düşündüm ve buldum. Sizde biraz düşünün bunu. Olmaz derseniz unutun gitsin, olur derseniz devam edin.

REIKI İLE NASIL TANIŞTIM

  REIKI İLE NASIL TANIŞTIM 16.12.2020 Merhabalar, 2020 yılında yazacağım ilk yazıma hayatımda dönüm noktası olan konuların ilk sırasında yer...