Üç senedir uzun, zorlu bir o kadar da keyifle süren bir yolculuğa devam ediyoruz. Bu bir keşif ve değişim yolculuğu.
İlk günü hatırlıyorum da; Gül'le ilk randevumdu ve yeni tanışacaktık. Tanışmayı çok istiyordum ama zaten karışık olan kafamda bin bir tane de soru işareti vardı.
Kafamdaki tüm bu karmaşık düşüncelerle o günkü iş programımda olan seminerimi verdim, işlerimi toparladım ve sevgili Hüseyin'den beni merkezi bir yere bırakmasını istedim. Nasıl olsa randevu saatine çok vardı , yolun kalan kısmını yürüyecektim bu arada da düşünecektim. Çoğu zaman olduğu gibi yine kafamdakilerle yaşadıklarım aynı olamadı. Adres tarifini yanlış anlamıştım ve yolu yürümekle bitiremiyordum. Bir ara gitmekten vazgeçmeyi bile düşündüm ama olmazdı. Çünkü Gül'le bir randevumuz vardı, söz vermiştim ve o saatte orada olmalıydım. Aksi takdirde bu benim için bir başarısızlık ve sözünde durmama olacaktı ve öyle de oldu. Gül'e randevu saatinden yarım saat sonra ulaşabildim.
Kan ter içinde, soluk soluğa ve asık bir suratla kapıyı çaldım ve içeri girdim. Karşımda yabancı bir mekan ve yabancı bir kadın vardı. Tam ben ortama adapte olmaya çalışırken Gül " neden buradasın?" dedi. Bu benim için garip bir soruydu. Benim bildiklerimi herkesin de bilmesi ve anlaması gerekiyordu benim düşünceme göre. Neden burada olduğumu Gül bilmeliydi.
Zaten biliyordu. Çok sonraları anladım bu sorunun özelliklerini ve inceliklerini.
Durumum o kadar garip ve acınaklıydı ki; zaten gelmek için bir dolu yolu yürümüştüm, kaybolmuştum, yorulmuştum, heyecanlıydım, başarısız olmuştum, kafam karmakarışıktı ve kararsızdım. Şimdi de bana göre gerekli olmayan bir soruya cevap vermek zorundaydım.
O an içimden şunu dedim: " Otuz dakika sonra buradan çıkacağım ve burayı, Gül'ü, bugünü sonsuza kadar unutacağım hatta hafızamdan sileceğim ". O otuz dakika Gül'ün sıcak, sevecen, ilgili ve duyarlı yaklaşımıyla şuan üç yıl oldu . Bu üç yıl içinde çok yollar kat ettik, birçok keşifler yaptık, çok defa düştüm her defasında elimden tutup kaldırmak yerine o yumuşak ve de yaptırımcı ses tonuyla Gül " Bilge biliyorum canın aşırı derecede yanıyor ama kalkmalısın, biliyorsun bunu senden başkası yapamaz" dedi. Ben unuttukça hala da diyor.
Bu keyifli yolculukta bana eşlik ettiğin için sana çok teşekkür ediyorum Gül.