Cuma, Aralık 25, 2020

NE HİSSEDİYORSAN ODUR

 

NE HİSSEDİYORSAN ODUR   25.12.2020


Bazen diyorum ki; ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum ki; söyleyince ne olacak? Sus, bitsin. Bugün aynen Cemal Süreya’nın bu cümlesindeki ruh halindeyim. Cemal Süreya bu cümleyi söylerken ne düşünüyordu onu bilemem ancak bugün bu cümle bana cuk oturdu. Bir şeyler söylemek istiyorum sonra söylemek istemiyorum. Ama bir şeyler söylemezsem ruhum rahatlamayacak. Ne söylersem rahat edecek? Onu da bilemiyorum. Bir başlayayım bakalım.

İnsanoğlu her an değişim halinde. Ruhlarımız, bedenlerimiz biz istesek te istemesek te değişiyor. Özellikle ruhlarımızın halleri çok değişken. İnsan iyi hissetmezken nasıl iyi hissediyor gibi yapar ya da iyi hissediyorken nasıl kötü hissediyor gibi yapar ki? Ben yapamıyorum, içimden gelmiyor, üzerimde eğreti duruyor. Şey gibi hani bir mağazaya gidersin kıyafet denersin kıyafet sana uymaz rengi, dokusu bir şeyleri seni rahatsız eder en sonunda kıyafeti çıkartır bir kenara koyarsın işte öyle bir şey. Kötü hissediyorsam “ evet bugün kötüyüm”, iyi hissediyorsam “ evet bugün iyiyim” açık ve net. Nedenlerini bilme konusuna gelince işte o biraz karışık 😏. İnsanın kendisini okuyabilmesi devreye giriyor orada. Ancak bazı anlarda okuyamazsın, okumak istemezsin, alfabeyi unutursun. İşte o zaman akışa bırakmak en iyisidir. Bugün benim kendimi okuyasım yok, duygularımı yaşayasım var sadece.

Böyle zamanlarda yazmaya sığınıyorum. Çünkü kağıt beni bütün kalbiyle dinliyor kalem de sessizce destek oluyor. Ne lafımı kesiyorlar ne de kendi düşüncelerini bana kabul ettirmeye çalışıyorlar. Bu nedenle onlarla birlikte olmak bana huzur veriyor. Bazen karnınız çok aç olur mükellef bir sofrada olursunuz ancak sofradakilerin hangisinin açlığınızı gidereceğini bilemezsiniz çünkü açlığınızı tanımlayamazsınız. Bedeninizin ve ruhunuzun o an neye ihtiyacı olduğunu bilemezsiniz. Açlığınız hat safhadadır neye saldıracağınızı bilemezsiniz ama her şeyden de yemek istemezsiniz. Ve o an gözünüz sofranın bir köşesindeki mütevazi, sade ancak bir o kadar da besleyici bir yiyeceğe ilişir. Şunu yiyeyim dersiniz lezzeti ve verdiği keyifle yemeye doyamazsınız. Yazmak benim için işte öyle bir şey.

Bugün ruhumda bir boşluk, bir huzursuzluk var. Elimde pek çok materyal var ancak hiç birisi beni çekmiyor çünkü kendimi okuyasım yok. Sadece aklıma düşenleri yazmak istiyorum. Bugün tembelim ya hu 😜. Zaten sabahta geç kalktım. Yürüyüşümü, egzersizlerimi yapmadım. Kitap okumadım. Ders çalışmadım. Günlük görevlerimin çoğunu yapmadım. Belki de görevler ruhumu aç bıraktı kim bilir 😉.

Ancak şu an çok daha iyiyim çünkü ne istiyorsam onu yaptım, YAZDIM.

Son olarak Erol Evgin’in şarkı sözleriyle bağlayayım yazımı;

Hani bir yağmur yağar da bazen, hani gök gürler ya arkasından, hani şimşekler çakar peşinden, işte öyle bir şey...

Ve tüm bunlar rahatlatır ya insanı İŞTE ÖYLE BİR ŞEY.

Hayata sevgi ve şükürle 😊.

 

REIKI İLE NASIL TANIŞTIM

  REIKI İLE NASIL TANIŞTIM 16.12.2020 Merhabalar, 2020 yılında yazacağım ilk yazıma hayatımda dönüm noktası olan konuların ilk sırasında yer...