AYRIMCILIKLAR ve AİDİYETSİZLİK DUYGUSU 06.01.2021
Merhabalar,
Yeni bir sene yeni umutlar her sene
başında olduğu gibi...
Dün ablamla konuşurken ablam “ geçen
gece bir rüya gördüm ve çok enteresandı, başından sonuna kadar “aidiyet”
kelimesi vardı rüyamda” dedi. Bu da benim neredeyse kırk yıllık yaramı deşti. Hiç bir yere ait olamamak. Ooo yazarken bile üşüdüğümü hissettim. Yaşayanlar bilirler
buz gibi bir duygudur; insanın içini acıtmaktan ziyade dondurur, hayatında
sürekli bir tatsızlık, keyifsizlik, güvensizlik duygusu oluşturur. Nerede hangi
toplulukta olursan ol bedenin ve ruhun gibi seninle birliktedir ve en
eğlendiğini sandığın anda bile “ hey
dostum ben buradayım yalnız değilsin” der. Ve çok samimi söylüyorum ki buna
alışılmaz, kanıksanmaz. Psikoloji bilimi bunu nasıl değerlendiriyor çok
bilemiyorum belki bununla yaşamayı öğrenmenin veya kurtulmanın bazı yöntemleri
vardır. Ancak o bugünkü yazımın konusu değil. Bugün yazmak istediğim konu bunu
tetikleyen faktörler.
Bu doğrultuda hem toplum hem de bireysel olarak yaşananları zihnimde şöyle bir tarayayım dedim. Beni buna iten de hem ablamla konuştuklarımız hem de ne haldeyim ne haldeyiz diye kendime göre bir tablo çıkartma isteği. Geçmiş yıllara bu açıdan baktığımda iki kelime “ayrımcılık ve “aidiyetsizlik duygusu” benim için çok açık ve net bir özet oldu.
İlkokul
üçüncü sınıftaydım ailemin tayini nedeniyle il değiştirmiştik. Okulun başladığı
ilk gündü sınıfa girdim öğretmenimle tanıştım o beni sınıfa tanıttı, bana
gösterilen sıraya oturdum. Sıra arkadaşım tombul kırmızı yanaklı sıcak kanlı
bir kızdı beni sıcak karşıladı. Bir ara yan tarafta oturan iki kıza gözüm
ilişti birisi diğerine işaret parmağıyla beni göstererek bir şeyler
fısıldadı. Ne dedi bilmiyorum ancak ikisi de gülüştüler. Belki yağmurdan
ıslanmış olan üstüme başıma belki farklı olarak gördükleri herhangi bir şeyime
bilemiyorum. Derler ya psikolojik olarak çocuklar bazen çok acımasız olabilirler diye. Kırk yıl
geçti ben hala o anı hatırlarım ötekileştirme dendiği zaman. Çünkü o anların
devamı da geldi. Sınıf zenginler, fakirler, çalışkanlar, tembeller, bir de her
bakımdan orta halliler diye ayrılmıştı. Düşünün henüz dokuz yaşındaydık ama
sınıflarımız belliydi çoktan bölünmüştük bir kısmı da bize bağlı olmayan
etmenlerden dolayı. Şimdiye bakıyorum değişen hiçbir şey yok. Hala bölünmüş
haldeyiz ve kimse bunu öncelikli olarak umursamıyor.
Hala her yerde dış görünüş, matematik
zeka, sosyal statü ve buna benzer pek çok şey insanları bölüyor bölüyor
bölüyor. Okullarda çalışkan, tembel, orta halli, sosyal hayatta zengin, fakir,
orta halli, iş hayatında patrona veya yöneticilere yakın olan, uzak olan,
yalaka olan, yalaka olmayan. Bu liste uzayıp gidiyor... Ancak kimse kişiliği
nasıldır, dürüst müdür, içten midir, samimi midir, nelerden hoşlanır, hobileri
nelerdir, nasıl yaratıcı tarafları var, matematiği pek iyi değil ama sanatta
nasıldır, dünya görüşü nedir, aç mıdır, tok mudur bla bla bla demeden sanki
hepimiz birer paketmişiz gibi dışımıza bakıp karar veriyor, yorum yapıyor.
2018 yılıydı kızım yurtdışında mimarlık okumak
istediği için bir İtalyan eğitim uzmanıyla görüşmüştük. Bize “ İtalya’da
hangi üniversiteden mezun olduğun önemli değildir çünkü hepsi eşit seviyede ciddi
eğitim verir. Bizde önemli olan üniversiteden mezun olma derecesidir işe
başvururken kişiye üniversitesi sorulmaz mezuniyet derecesi sorulur ve ona göre
değerlendirilir” demişti. Ve kızım geçen sene İtalya’da mimarlık okumaya
başladı eğitim süresi üç yıl. Ve ilk yıl direk branş dersleriyle başladılar
bizdeki gibi matematik, fizik, kimya vb derslerle başlamadılar. Çünkü vermeleri
gereken dersleri alt okullarda zaten en verimli şekilde verdiklerinden eminler.
Bunu neden paylaştığıma gelince bizim ne üniversite öncesi okullarımızda ne de üniversitelerimizde
bu şekilde bir fırsat eşitliği ve ciddi eğitim maalesef yok. Her seviyeden okullarımız
arasında ayrımcılık var. Çok iyi, iyi, vasat, kötü okullar olarak ayrılıyor.
Ben her zaman bütün için fırsat eşitliğinden ve dünya halklarının kardeşliğinden yanayım😊.
Ve bu yazımı yazmam için bana fikir
oluşturan ablama teşekkür ederek 😍 final yapmak istiyorum